Anadolu irfan geleneğinin önemli halkalarından biri olarak değerlendirilen Çağırgan Ocağı, Giresun’da düzenlenecek uluslararası sempozyumda tarih, tasavvuf ve toplumsal yapı ekseninde ilmî olarak ele alınacak. “Anadolu İrfan Geleneği ve Çağırgan Ocağı Uluslararası Sempozyumu”, 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Giresun’da yapılacak.


XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun İslamlaşma ve kültürel inşa süreçlerinde etkili olan sûfî zümreler içinde önemli bir yere sahip olduğu düşünülen Çağırgan Ocağı, sempozyum kapsamında ilk kez geniş çaplı akademik bir toplantının konusu olacak.

Sempozyumda Çağırgan ailesi, nisbesi, kültürü ve ocağının Karadeniz, Giresun, Alucra, Gümüşhane, Erzincan ve Kelkit Vadisi çevresindeki tarihî izleri ele alınacak. Bu geleneğin bölgesel maneviyat, sosyal tarih ve İslamlaşma süreçlerindeki rolü arşiv belgeleri, sözlü tarih verileri, vakıf kayıtları ve disiplinler arası yaklaşımlar çerçevesinde tartışılacak.

Anadolu’nun irfanî hafızasına ilmî bakış

Sempozyumun tanıtım metninde, Anadolu’nun XIII. yüzyıldan itibaren Türkistan ve Horasan havzalarından gelen göç hareketleriyle büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkat çekildi. Bu dönüşümün yalnızca demografik değil; iktisadî, kültürel ve manevî alanlarda da köklü sonuçlar doğurduğu vurgulandı.

Metinde, dönemin din bilginleri ve mutasavvıflarının Anadolu’nun İslamlaşmasında, fetih ve iskân süreçlerinde, şehirlerin kültürel dokusunun oluşmasında önemli roller üstlendiği belirtildi. Tekke ve zaviyelerin ise yalnızca dinî ve kültürel hayatın değil, toplumsal güvenlik ve istikrarın da merkezleri haline geldiği ifade edildi.

Arşivlerde XV. yüzyıldan itibaren görülüyor

Çağırgan Ocağı’na ilişkin “Çağırgân” ifadesinin XV. yüzyıldan itibaren Osmanlı arşivlerinde farklı bağlamlarda yer aldığı belirtiliyor. Ancak bu topluluğun sûfî bir yapılanma mı, yoksa farklı bir manevî zümre mi olduğu konusunda henüz kesinleşmiş bir değerlendirme bulunmuyor.

Sempozyumun bu yönüyle, hem mevcut bilgileri değerlendirmeyi hem de yeni belgeler, sözlü tarih kayıtları ve birincil kaynaklar ışığında öncü araştırmalara zemin hazırlamayı hedeflediği kaydedildi.

Seyyid Mahmud Çağırgân Veli ve İsmail Hakkı Çağırgânî öne çıkan isimler arasında

Tanıtım metninde, Hz. Peygamber’in soyuna mensup oldukları rivayet edilen Çağırgan topluluğunun Karadeniz hattındaki stratejik bölgelerde vakıf temelli tekke, zaviye ve şifahaneler kurduğu ifade edildi.

Seyyid Mahmud Çağırgân Veli ve İsmail Hakkı Çağırgânî gibi isimlerin temsil ettiği bu çevrenin, Osmanlı maneviyatının teşekkülünde bir “ocak” işlevi gördüğü ve zamanla “Çağırganlık” ya da “Çağırgânîlik” olarak anılabilecek bir irfan geleneğinin çekirdeğini oluşturduğu belirtildi.

Bununla birlikte, bu çizginin tasavvufî kimliği, kronolojik devamlılığı ve coğrafî nüfuz alanının hâlen araştırılmaya muhtaç olduğu vurgulandı.

Düzenleme Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Mehmet Özturan üstleniyor

Sempozyumun düzenleme kurulu başkanlığını İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Özturan üstleniyor.

Düzenleme kurulunda ayrıca Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muharrem Akoğlu, Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ercan Alkan, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Orhan Musahanlı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Elmin Aliyev, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Ahmet Faruk Bakacak ve sekreterya görevinde Muaz Alemdar yer alıyor.

Sempozyum bilgilerine internet sitesinden ulaşılabiliyor

Sempozyumda tarih, tasavvuf, sosyoloji, antropoloji ve dinler tarihi gibi farklı alanlardan akademisyenlerin katkılarıyla Çağırgan Ocağı’nın tarihsel, kültürel ve toplumsal yönleri değerlendirilecek.

Sempozyuma ilişkin konu başlıkları, kurullar, tarih ve mekân bilgileri ile iletişim detaylarına sempozyumun internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

HAZIRKITA Postası

Şiirden sinemaya, haberden tahlile ━ HAZIRKITA’nın seçkisi iki haftada bir e-posta kutunuzda.

Yazar Hakkında

HAZIRKITA, bir odağa yaslanmaksızın ve verili politik-poetik angajmanlara dâhil olmaksızın konuşabilme ihtiyacına binaen 2017’de yayın hayatına başladı. Türk ve dünya edebiyatının seçkin ve özgün örneklerine yer verme, nitelikli kültür-sanat yayıncılığı yapma ve bağımsız bir tartışma platformu oluşturma ilkesiyle yayın hayatını sürdürüyor.

Yorum yaz