Türk şiiri gariptir; umulmadık bir anda, bir köşe başında, ansızın büyük bir şaire rastlayabilirsiniz. Sanki kalabalığın arasına saklanmış, kendini ele vermeyi bekleyen bir sır gibidir bazı şairler. Sadece Satranç Dersleri şiiriyle hafızalara kazınan İlhami Çiçek de onlardan biridir. “Meğer dostluklar da anayollara atılan çiçekler gibi solarmış” diyen Cafer Turaç mesela. Ya da İyi Günler İlerde Anneanne şiiriyle uzun metrajlı bir hayatı birkaç dizeye incelikle sığdıran Hüseyin Atlansoy…
Bu isimler, şiirle hemhâl olmayanlar için fazla bir şey ifade etmeyebilir. Ama onların birkaç şiirine bile temas eden biri, hemen fark eder: Kendilerine has bir şiir bilgelikleri vardır. Yazdıklarında ironik bir lirizm dolaşır. Büyük şiir ırmağından ayrılıp kendi yatağını bulmuş bir ses, bir sükûnet, bir derinlik…
İşte o isimlerden biri de Mustafa Ragıp Karcı’dır.
Ragıp abiyi yıllar evvel, bir çocuk esirgeme kurumunda düzenlenen bir şiir dinletisinde tanımıştım. Çocuk esirgeme kurumunda düzenlenen şiir dinletisinde bir sigara molasında… Tam Ragıp abinin şiirine yakışacak denli ilginç, değil mi? O kısa vakitte, insana kendini açan, içtenliğiyle güven veren babacan bir hâli vardı. Sonradan şair olduğunu, hem de has bir şair olduğunu öğrenmiştim.
Daha sonra Beyan Yayınları’ndan çıkan Yeni Bir Sevda Süleymanı adlı kitabını edindim. Okudukça şunu fark etmiştim: Hiç yan yana gelmez sandığınız duyguları ve kelimeleri, sanki en tabiî halleriymiş gibi bir araya getiriyordu. Yazdıkları, tıpkı beyaz saçlarının arasına gizlenmiş munis çehresi gibi samimi bir içlenişle akıyordu. Kendisine en çok benzeyen şey yazdığı şiiriydi diyebilirim. Gösterişsiz ama derin bir zarafet gizliydi dizelerinde.
“Her şair, tüm yazdıklarını bir mısra için yazar.” derler. Sanırım Ragıp abinin Kâinatın Efendisi’ne başlıklı şiirinin ilk mısraları tam da o mısralardır:
Senin bir tek hatırana
bütün aşklarımı bağışlayabilirim.
Ragıp abi… Umarım şimdi o hatıraların denizlerinde, Efendisi iledir.
Ben de ona, bir rahmet niyetine şunu söylemek isterim:
Senin o mısrana
bütün yazdıklarımı bağışlayabilirim abi.
Nur içinde yat.
