The Guardian’ın 170’ten fazla yazar, eleştirmen ve akademisyenin oylarıyla hazırladığı “tüm zamanların en iyi 100 romanı” listesinde George Eliot’ın Middlemarch romanı ilk sırada yer aldı. Listede Türk romanı yok. Liste, seçilen romanlar kadar seçici kurulun tercihleri, dışarıda bırakılan yazarlar ve edebiyat kanonunun bugün nasıl okunduğuna dair tartışmalarla da gündeme geldi.
The Guardian, “tüm zamanların en iyi 100 romanı” listesini yayımladı. Gazete, bu tür listelerin doğası gereği hem okuru yeni okumalar için teşvik ettiğini hem de dışarıda bırakılan isimler ve sıralamalar nedeniyle tartışma yarattığını belirtiyor. Bu nedenle liste kesin bir edebiyat hükmü olarak değil, roman tarihine bugünün okuma alışkanlıkları ve kültürel duyarlılıkları içinden bakan bir tablo olarak takdim ediliyor.
Yazarlar, eleştirmenler ve akademisyenlerden oluşan 170’i aşkın ismin katılımıyla hazırlanan listede ilk sırayı George Eliot’ın Middlemarch romanı aldı. Toni Morrison’ın Beloved’ı ikinci, James Joyce’un Ulysses’i üçüncü, Virginia Woolf’un To the Lighthouse’ı dördüncü, Marcel Proust’un In Search of Lost Time’ı ise beşinci sırada yer aldı. Guardian’ın yayımladığı ana listede ilk 10’da ayrıca Tolstoy, Charlotte Brontë, Jane Austen ve Gustave Flaubert gibi roman tarihinin önemli isimleri bulunuyor.
Guardian’ın listeye ilişkin arka plan yazısı ise sıralamanın nasıl oluştuğuna ve seçici kurulun tercihlerine dair önemli ayrıntılar içeriyor. Yazıya göre romancı, eleştirmen ve akademisyenlerden oluşan katılımcılardan kendi ilk 10 romanlarını sıralamaları istendi; bu tercihler puanlanarak genel liste oluşturuldu. Salman Rushdie, Anne Enright, Yiyun Li, Elif Şafak, Ian McEwan, Maggie O’Farrell, Colm Tóibín, Lorrie Moore, Katherine Rundell ve Stephen King gibi isimler de oy kullananlar arasında yer aldı.
Listede Türk Romanına Yer Yok
Guardian’ın 100 romanlık listesi yalnızca İngilizce yazılmış eserlerden oluşmuyor; İngilizceye çevrilmiş dünya edebiyatı örneklerine de yer veriyor. Ancak özgün yazım dili esas alındığında listedeki 100 romanın 77’si İngilizce. Almanca 7, Rusça 6, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca üçer, Korece ise bir romanla temsil ediliyor. Türkçe yazılmış herhangi bir roman ise ilk 100 içinde yer almıyor.
Bu dağılım, listenin dünya edebiyatına açılan bir yönü bulunsa da ağırlığın belirgin biçimde İngilizce romanda kaldığını gösteriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Oğuz Atay, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk gibi Türk romanının önemli isimlerinden hiçbir eserin listede yer almaması dikkat çekici bulundu.
Seçici kurulda adı görülen Elif Shafak, Merve Emre ve Elif Batuman gibi isimlerin de onar kitaplık listelerinde Türkçe kaleme alınmış bir romana yer vermediği görüldü.
Seçici kurulda Rushdie, McEwan, King gibi isimler
Guardian’ın arka plan yazısına göre liste, dünya çapından 170’i aşkın romancı, eleştirmen ve akademisyenin oylarıyla oluşturuldu. Katılımcılardan kendi ilk 10 romanlarını sıralamaları istendi; bu tercihler puanlanarak 100 romanlık genel listeye dönüştürüldü. Guardian, oy kullanan isimler arasında Salman Rushdie, Anne Enright, Yiyun Li, Ian McEwan, Maggie O’Farrell, Colm Tóibín, Lorrie Moore ve Katherine Rundell gibi yazarların bulunduğunu aktarıyor.
Listenin yaşayan yazarlar bakımından dikkat çeken ismi ise Salman Rushdie oldu. Guardian’a göre Rushdie, Midnight’s Children ile listenin en yüksek sıradaki yaşayan yazarı konumunda. 23. sıradaki roman, Hindistan’ın bağımsızlığı arifesinde açılan büyülü gerçekçi anlatısıyla modern romanın güçlü örnekleri arasında gösteriliyor.
“Okuma hafızası, kişisel karşılaşmalar ve kuşak deneyimleriyle de şekillenen bir tercih toplamı ”
Guardian’ın aktardığına göre seçici kurulda yer alan Stephen King, böylesi bir liste hazırlamanın zorluğuna dikkat çekerek 10 kitaplık tercihin yeterisiz olduğunu belirtti. King, kendi listesinde Dickens’a yer veremediği için üzgün olduğunu; David Copperfield ya da Oliver Twist için yer açmayı istediğini söyledi. Bu açıklama, “en iyi romanlar” listelerinin kaçınılmaz biçimde eksik kalacağına dair tartışmayı da beraberinde getirdi.
David Nicholls ise tercihlerinin “etkilenmeye açık bir yaşta okuduğu romanlara” doğru eğilim gösterdiğini ifade etti. Bernardine Evaristo da listesini “tüm zamanlardaki favorileri” arasından oluşturduğunu belirtti. Guardian’ın yazısında yer alan bu açıklamalar, listenin yalnızca nesnel bir edebiyat ölçümü olarak değil; okuma hafızası, kişisel karşılaşmalar ve kuşak deneyimleriyle de şekillenen bir tercih toplamı olarak görülmesi gerektiğini düşündürüyor.
Guardian: “Bu edebiyat, bilim değil”
Guardian da listenin nihai ve tartışmasız bir sıralama olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Gazete, listenin “partial” olduğunu, yani kaçınılmaz biçimde kısmi kaldığını belirtiyor ve edebiyat söz konusu olduğunda kesin bir bilimsel hükümden söz edilemeyeceğini ifade ediyor. Değerlendirme yazısında “bu edebiyat, bilim değil” anlamına gelen bir uyarıyla, “en iyi roman” sorusunun tek bir ölçütle cevaplanamayacağına dikkat çekiliyor.
Bu ihtiyatlı çerçeve, listenin haber değerini de artırıyor. Çünkü Guardian’ın listesi, yalnızca “hangi roman kaçıncı oldu?” sorusuna cevap vermiyor; edebiyat kanonunun bugün hangi ölçütlerle yeniden okunduğunu da gündeme taşıyor. Bir romanın türü dönüştürmesi, okuru etkilemesi, toplumsal hafızada yer edinmesi ya da kendi döneminin ruhunu taşıması gibi farklı ölçütler, sıralamanın arkasındaki tartışmalı zemini oluşturuyor.
Middlemarch neden zirvede?
Listenin ilk sırasında yer alan George Eliot’ın Middlemarch romanı, Guardian’ın değerlendirmesinde aşk, inanç, dostluk, ihanet, bilim, siyaset, ahlak ve iktidar gibi geniş temaları bir araya getiren büyük bir roman olarak öne çıkarılıyor. Guardian’ın aktardığına göre seçici kuruldan bir isim, Middlemarch için “bu romanı okuyan hiç kimsenin ondan değişmeden çıkamayacağı” yorumunu yaptı.
Bu değerlendirme, Middlemarch’ın yalnızca tarihsel bir klasik olarak değil, okur üzerinde dönüştürücü bir etki bırakan romanlardan biri olarak görüldüğünü gösteriyor. Guardian yazısında Virginia Woolf’un Middlemarch için yaptığı meşhur değerlendirmeye de atıf yapılıyor; Woolf, romanı “yetişkinler için yazılmış az sayıdaki İngiliz romanından biri” olarak nitelendirmişti.
Listede en çok oy alan yazar: Woolf, Austen ve Dickens
Listenin dikkat çeken yönlerinden biri de kadın yazarların önceki Guardian listelerine kıyasla daha güçlü biçimde temsil edilmesi oldu. Guardian’ın aktardığı verilere göre 2003 listesindeki kadın yazar sayısı 16, 2015 listesindeki sayı 21 iken, 2026 listesinde bu sayı 36’ya yükseldi. Gazete, bu değişimi “büyük beyaz erkek yazar” merkezli kanonun tümüyle ortadan kalkması şeklinde değil; fakat gerekli bir “yeniden ayarlama” işareti olarak yorumluyor.
Bu çerçevede Virginia Woolf özellikle öne çıkıyor. Woolf, To the Lighthouse, Mrs Dalloway, Orlando, The Waves ve Between the Acts gibi romanlarıyla listede beş kez yer aldı. Guardian’a göre Woolf, bu sayıyla listede en çok oy alan yazar oldu; Jane Austen ve Charles Dickens ise dörder romanla onu izledi.
Yaşayan yazarlar arasında Salman Rushdie ilk sırada
Listede yaşayan yazarlar arasında en yüksek sırayı Salman Rushdie aldı. Rushdie’nin Midnight’s Children romanı 23. sıraya yerleşti. Guardian, romanı Hindistan’ın bağımsızlığı arifesinde açılan “büyülü gerçekçi” bir eser olarak anıyor ve eserin daha önce Booker of Bookers ödülüyle de öne çıktığını hatırlatıyor.
Çağdaş edebiyattan başka isimler de listede yer buldu. Kazuo Ishiguro’nun The Remains of the Day’i, Han Kang’ın The Vegetarian’ı, Hilary Mantel’in Wolf Hall’u, Margaret Atwood’un The Handmaid’s Tale’i, Elena Ferrante’nin My Brilliant Friend’ü, Chimamanda Ngozi Adichie’nin Half of a Yellow Sun’ı ve Zadie Smith’in White Teeth’i listede dikkat çeken çağdaş romanlar arasında yer aldı.
Dışarıda kalanlar da gündem oldu
Guardian’ın arka plan yazısında listenin asıl tartışmalı yanlarından birinin dışarıda kalan isimler olduğu belirtiliyor. Philip Roth, John Updike, Norman Mailer, Martin Amis, Ian McEwan’ın Atonement’ı, Tolkien, C. S. Lewis, William Golding, Angela Carter, Iris Murdoch, John le Carré ve Stephen King gibi isimlerin listede yer almaması dikkat çekti. Guardian, özellikle geç 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının bazı erkek yazarların dışarıda kalmasını, güncel okuma duyarlılıkları ve #MeToo sonrası tartışmalarla ilişkilendiriyor.
Tür edebiyatı açısından da liste sınırlı bir temsil sunuyor. Ursula K. Le Guin’in The Left Hand of Darkness romanı listeye girerken, Tolkien, John le Carré ve Stephen King gibi popüler tür edebiyatının güçlü isimleri dışarıda kaldı. Guardian bu durumu, bilimkurgu, polisiye ve komik roman gibi türlerin bu tür “edebî yarışlarda” çoğu zaman geride kalmasıyla açıklıyor.
Guardian’ın Yayımladığı“Tüm Zamanların En İyi 100 Romanı” Listesi
- Middlemarch — George Eliot
- Beloved — Toni Morrison
- Ulysses — James Joyce
- To the Lighthouse — Virginia Woolf
- In Search of Lost Time — Marcel Proust
- Anna Karenina — Lev Tolstoy
- War and Peace — Lev Tolstoy
- Jane Eyre — Charlotte Brontë
- Pride and Prejudice — Jane Austen
- Madame Bovary — Gustave Flaubert
- The Great Gatsby — F. Scott Fitzgerald
- Bleak House — Charles Dickens
- Emma — Jane Austen
- Mrs Dalloway — Virginia Woolf
- Moby-Dick — Herman Melville
- Nineteen Eighty-Four — George Orwell
- One Hundred Years of Solitude — Gabriel García Márquez
- Persuasion — Jane Austen
- The Life and Opinions of Tristram Shandy, Gentleman — Laurence Sterne
- Wuthering Heights — Emily Brontë
- The Portrait of a Lady — Henry James
- Things Fall Apart — Chinua Achebe
- Midnight’s Children — Salman Rushdie
- The Remains of the Day — Kazuo Ishiguro
- Lolita — Vladimir Nabokov
- Don Quixote — Miguel de Cervantes
- The Trial — Franz Kafka
- The Brothers Karamazov — Fyodor Dostoyevsky
- Pale Fire — Vladimir Nabokov
- Frankenstein — Mary Shelley
- The Prime of Miss Jean Brodie — Muriel Spark
- The God of Small Things — Arundhati Roy
- David Copperfield — Charles Dickens
- Wolf Hall — Hilary Mantel
- Great Expectations — Charles Dickens
- The Handmaid’s Tale — Margaret Atwood
- Invisible Man — Ralph Ellison
- The Age of Innocence — Edith Wharton
- Their Eyes Were Watching God — Zora Neale Hurston
- Song of Solomon — Toni Morrison
- Heart of Darkness — Joseph Conrad
- The Magic Mountain — Thomas Mann
- Housekeeping — Marilynne Robinson
- Giovanni’s Room — James Baldwin
- The Golden Notebook — Doris Lessing
- The Leopard — Giuseppe Tomasi di Lampedusa
- Vanity Fair — William Makepeace Thackeray
- The Metamorphosis — Franz Kafka
- A Fine Balance — Rohinton Mistry
- Wide Sargasso Sea — Jean Rhys
- My Brilliant Friend — Elena Ferrante
- The Golden Bowl — Henry James
- The Transit of Venus — Shirley Hazzard
- Orlando — Virginia Woolf
- The Waves — Virginia Woolf
- Mansfield Park — Jane Austen
- The Sound and the Fury — William Faulkner
- Disgrace — J. M. Coetzee
- Never Let Me Go — Kazuo Ishiguro
- Howards End — E. M. Forster
- The Rings of Saturn — W. G. Sebald
- Half of a Yellow Sun — Chimamanda Ngozi Adichie
- White Teeth — Zadie Smith
- The Good Soldier — Ford Madox Ford
- The Color Purple — Alice Walker
- The Master and Margarita — Mikhail Bulgakov
- The Man Without Qualities — Robert Musil
- Blood Meridian — Cormac McCarthy
- Crime and Punishment — Fyodor Dostoyevsky
- Jude the Obscure — Thomas Hardy
- Kindred — Octavia E. Butler
- Our Mutual Friend — Charles Dickens
- Austerlitz — W. G. Sebald
- Nervous Conditions — Tsitsi Dangarembga
- The Bluest Eye — Toni Morrison
- Dracula — Bram Stoker
- The Rainbow — D. H. Lawrence
- A House for Mr Biswas — V. S. Naipaul
- Go Tell It on the Mountain — James Baldwin
- Rebecca — Daphne du Maurier
- Buddenbrooks — Thomas Mann
- The End of the Affair — Graham Greene
- A Farewell to Arms — Ernest Hemingway
- The Talented Mr Ripley — Patricia Highsmith
- The Vegetarian — Han Kang
- The Turn of the Screw — Henry James
- The Line of Beauty — Alan Hollinghurst
- Ragtime — E. L. Doctorow
- The Left Hand of Darkness — Ursula K. Le Guin
- Jacob’s Room — Virginia Woolf
- Life and Fate — Vasily Grossman
- Sentimental Education — Gustave Flaubert
- Invisible Cities — Italo Calvino
- The Known World — Edward P. Jones
- The Return of the Native — Thomas Hardy
- Pedro Páramo — Juan Rulfo
- Catch-22 — Joseph Heller
- The Road — Cormac McCarthy
- The Go-Between — L. P. Hartley
- My Ántonia — Willa Cather
Peki, liste hakkındaki görüşleriniz neler ve siz listenizde hangi romanlara yer verirdiniz?
