Kendinde Şair
“Öteki”siz düşünemeyen şair, neyi görebilir ve neyi söyleyebilir? Yazarken ve konuşurken sözünü kendisinden çok –imrenerek…
27 Aralık 1992’de İzmir’de doğdu. Lise eğitimini (Konya) Özel İsmail Kaya Lisesi’nde, üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. 2014’te Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini İbn Haldun Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Heidegger’de varlık, hakikat ve sanat ilişkisi üzerine yazdığı tezle tamamladı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Felsefe Tarihi ve Sistematik Felsefe doktora programında eğitimine devam ediyor. İlk şiir kitabı Kanımız Yerde Kaldı (Ebabil Yayınları) 2018’de, Ölüm Alışkanlığı (Ketebe Yayınları) ise Mart 2022’de yayımlandı. Bir edebiyat ve kültür-sanat platformu olarak 2017’de kurduğu HAZIRKITA’nın genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.✉
“Öteki”siz düşünemeyen şair, neyi görebilir ve neyi söyleyebilir? Yazarken ve konuşurken sözünü kendisinden çok –imrenerek…
Şiir insanın kendine bakışını bileyleyebilir. Bu bakış varlığa yöneliktir. Şiir bir hayreti karşılayabilirse yapabileceğinin belki de en iyisini yapacakttır. Hayret çerçevelenemez, kaydedilemez, sahnelenemez. Dile geleceği, gelirse ne kadarının aktarılabileceği de şüpheli… Bu hususta şüphe içermeyen, hayretin gözden çok dile yakıştığıdır. Şair bunun için sözünü hazırlar, dile gelir.
Şaire hareket veren düşüncenin, duygunun şiire biçim kazandıran ilkenin “dışarıda”, “eleştiride” aranamayacağına yönelik vurgu günümüzde yeniden hatırlanmayı hak ediyor.
HAZIRKITA, yayına başlamasının ikinci yılını geride bırakırken teselli ya da beklenti içermeyen, kabul aramayan ve teklifini dayatmayan bir ses olarak “içeride” yankılandı: Kökümüz, gözümüz, şarkılarımız var!
Hamid Dabaşi’nin yaptığı nehir söyleşiden öğreniyoruz ki Muhsin Mahmelbaf’ın hayatının ilk otuz yılında derin izler…
Tolstoy Sanat Nedir? kitabında sanatın Rönesans Dönemi’nde uğradığı kırılmayı tahlil eder ve halkın sanatla irtibatındaki problemleri sanatta dinsel bilincin kayboluşuyla ilişkilendirir. Tolstoy’a göre Batı aydını kilise Hristiyanlığının paradokslarına işaret ederek onu mahkûm etmiştir.
Entelektüel Öfke, en genel anlamıyla, bir Nuri Pakdil portresi olarak okunabilir. Ama nerede doğduğu yaşadığı,…
“Diktatörlük” kavramsal olarak bir yönetim biçimi olarak anlaşılmaktan ziyade meşruiyet kaybına işaret etmek için kullanılan…
Diyeceğim o ki, büyüsü giderilen dünyanın akla ve özgürleşme girişimlerine vadedebileceği örgütlenme biçimleri “yeni insan”ını ötekinin trajedisi üzerinde sahneliyor.
“Türk şiiri eyyamcıların egemenliği altında” sözümün bir yanılgıya yol açmasını istemem, görünürdeki gürültüye, kof şiir pazarına yönelik bir ihtar cümlesi olarak okunmalı.