Bir insana o ilk selamı vermek, bir kapıyı ilk defa çalmak, bir kitabın ilk sayfasını açmak, bir mekana ilk kez girmek, ilk mısrayı yazmak, ilk satırı, ilk paragrafı, ilk sayfayı… Mütereddit ve pürheyecan o ilk adımı atmak. Ya da atmamak. Atmakla atmamak arasında gelip gitmek. Sonra tekrar bir git-gel yaşamak. Aklın kıyılarına ölü balıklar misali vuran endişelere takıla düşe bir an içerisinde asılı kalmak: Bir sağa bir sola seğirtirken ayakların olduğu yere çivilenmesi ve o çivileri çıkarmaya çalıştıkça paslı çivilerin elde bıraktığı lekelerde dile gelen zamanın ayaklardan başlayarak her hücreye boşalması. Neden olmasın ile bu işin olacağı yok arasında gerilen bir hamağa bir ömür yan gelip yatma hevesinde bir an için kulaç atma, bir avuç su yutma ve tükürme. Oldu işte, bir adım attım derken kurulan onlarca cümleye yetişmek için yeni bir depara duyulan ihtiyaç.

Yavaş başla, nefesini kontrol et ve arkana bakma. Şimdi tekrar… Kuşağının boynundan düşmesi, atletinin dışarı fırlaması, bağcıklarının çözülmesi, terleme yarışına giren gözeneklerin birer karadelik olup bütün moralini yutması. Sen aslında yoksun fısıltılarını kurulan moral cümlelerinde işitmek. Kader ve her şeyin başı sağlık sigortasına alınmış soruları zehirli bir hançer gibi en doğru vakitte saplama provasının muhatabı olarak sahnede sayısız eyvallah cevabı verme memurluğu. Hem neden olmasın, ilk cümleni kurmadan da yaşayabilirsin tekliflerinin hayatın gerçeklerine koşullanmış tazeliği: Bir tüzel kişilik olarak ilkcümlesinikurmadanyaşayaninsanlar topluluğunun güvenilir bir memuru ol. Onların üyesi, yoldaşı, sırdaşı, basın sözücüsü. Özlük hakları iyi olan bir gelişme hikayesine dahil ol. Giriş ve sonuç yazmasan da olur. Gelişme senin kompozisyon ödevinin de başı, ortası ve sonu olsun. Gelişme bir varlık nişanesidir. Orta ve uzun vadeli planlar, canımçokyoğunçalışıyorumlar ve görüşemiyoruzabiler gelişmedir. Bu işin olacağı yoku o işin olacağı saatlerde akrebe ve yelkovana talim ettirmek de öyle.

Türler kitabının bir sayfasında yerini belirleme lüksün olsaydı kendini bir ilkcümleinsanı olarak tasnif ederdin. Kendini böler, parçalar, ayıklar bir ilkcümlenin asgari düzeyde gerekli olan unsurlarına dağıtırdın. Gramatik bir imha ameliyesi olarak değil… Bir nefes almak için. Önce gündelik hayatta hakkını yediğin her bir zerrene, özensizce poşetlenmiş kurban etlerini kapıağzında bıraktıran bayramlık aklını özgün bir terör tanımına dahil ederdin. Öznesi nesnesinden, nesnesi öznesinden, cümlesi yükleminden azade bir ilkcümle kurardın sonra da. Bak, hiç kuramadığın o cümlenin kapısında bekliyorsun. Bir selam niyeti olarak diline dolanıyor. Daha iyisini yazmak için silme, yazıp silme, yazıpsilme, silme ve silme ve hatta yeniden silme konusunda ihtisas sahibisin. Tüm değişkenler sabitken dahi kurduğun zatenağaçları ve taburene vurduğun bendemiştim tekmeleriyle bir nefes daha: al-ver. Kendi bastığı yerleri tepelemenin mahiri ve galibi olarak: İşte düştüm. İlk cümlemin içindeyim.

Yazar Hakkında

1993’te, İzmir’de doğdu. Lise eğitimini (Konya) Özel İsmail Kaya Lisesi’nde, üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi’nde aldı. 2014’te Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Metin yazarlığı ve editörlük yapıyor. İlk kitabı Kanımız Yerde Kaldı (şiir) 2018’de yayımlandı.

Yorum yaz