Not Defteri [52-59]
“Holokost Endüstrisi” başlıklı entalasyonun Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünde İstanbul’da ve üstelik Eyüpsultan’daki bu icrası ve içerdiği cüretkârlık her türlü takdirin üzerinde.
“Holokost Endüstrisi” başlıklı entalasyonun Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünde İstanbul’da ve üstelik Eyüpsultan’daki bu icrası ve içerdiği cüretkârlık her türlü takdirin üzerinde.
Türk’ün kendisini ve Türkiye’yi var eden inancını, varlığının tezahürü olan dilini, ezanını, tekbirini, tesettürünü, kimliğinin her bir zerresini sistematik olarak agora ve devlet iradesi dışına –çeşitli alanlarda gösterdikleri faaliyetlerle el birliğiyle– iterek nevzuhur, omurgasızlaştırılmış, ithal ve kırma ideoloji ve sözde değerlerle aşılayanlar (ve mahdumları) bir tarafta Türkiye’yi ve Türkçeyi hatırlıyor, diğer tarafta ise Türk’ü. İzlediğimiz eşine az rastlanır türden bir temsil.
Bağlamı olmayan, insana kendini bilme yolunu göstermeyen adâletin, yani kirliliğin tetiklediği bir adâlet talebinin, var olunan yerden esasta bir şikâyetin olmadığını göstermekten öte anlamı olabilir mi?
Merve Çağıran ve Hasan Hüseyin Çağıran, Zaza Urushadze’nin Mandalinalar filmini değerlendirdi.