herhangi bir Meryem’in analı kızlı diyalektiği
Günü gelince konuşacaksın
Onun suskunluk zamanlarında mayalanan cümlelerle
Günü gelince konuşacaksın
Onun suskunluk zamanlarında mayalanan cümlelerle
Korktuğum kadar derin değilmiş
Yıllarca kenarında oturdum, bu deniz
Anladım, başımı döndürdü
Islanınca ayaklarım
Masaya buyur ettiklerinde
Teklifsiz otururlar
Yutkunmadan kardeş malına çöktükten hemen sonra
Her işin kolayıdır onların hesabına düşen sınır kapılarında
Her şeyin ucuzunu bulur
Ölür öldürür yağmalar ama
“VATAN SAĞOLSUN” derler günün sonunda
öldürmedilerbelini bükenbir ağrıya dayanarakaldılar götürdülersâdık kalmanı gerektirecek bütün uzuvlarını esenlikler dilerimbıçaklarını bilediler!verdiler rızâyla, herkesten önce…
toprak ona yaradı su ona
açılan her vaktin kapısı ona
Bâzen diyorum
Bir şâir olmalıyım
Yoksula gülmeyi minnet saymayan
Düşeni kaldıran şâir soyundan
Dargınım haklılara
Haksızlığı görünmez kılana değin bitmeyen bitmeyen konuşmalarına
Suskunlara da ama
Çünkü sessizlikleri benzemiyor
Tanrı ile konuşmaya
Hocam anlaşılmadı açmanız gerekİnce bir nakış, hâkî bir yelekNerede başlar nerede biterDört kanatlı bir atın…
Bu sana nereden geldi Meryem
Anlat bana
Adını anıyorum bütün kitaplarımda
Yıllar var, el değmemiş
Bu şarkı sana