Süklüm püklüm yalnızlığa fırlatıldı
Mermerden süturlar atılmış şehrin kıyılır canına
Kıymık kıymık batar vadedilmiş toprakların her bir karışı
Kaybettirdiği dalından koparılmış birkaç yılı var.

Başımın üzerine koyduğun kurumuş gül yaprakları
Kucağından dökülüyor, karanlığın tozunu kaldırıyor
Benim kazalara ultra dayanıklı ayım
Uyumadan önce rüyalarımın tozunu dumana katarcasına.

Başörtüsünden kurtarılmış bir tel saç
Düşman hudutlarında -bir çift badem göz karşılandığı zaman
Nazikçe çok katlı kulenin tepesine kaçarak beyaz bayrak asar
Ağıdını yakardı iki dünyada da kavuşamayacak olmanın.

Savaştık sen göğsünde bir çizme dolusu kanla
Bense yamalı kaldım bu mevsimin habercisi leylek gibi
Nice süt kokulu masaldan sonra fark ettim ki bizi ayıran yahudi Nietzsche
Bu da iki parmağı avucuna sığan kız çocuğunun vedasıdır sana.

HAZIRKITA Postası

Şiirden sinemaya, haberden tahlile ━ HAZIRKITA’nın seçkisi iki haftada bir e-posta kutunuzda.

Yazar Hakkında

31 Aralık 1998’de Konya’da dünyaya geldi. Lise eğitimini Mahmut Sami Ramazanoğlu İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Necmettin Erbakan Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunu. İçini ne acıtıyorsa ona şiir yazıyor.

Yorum yaz