83
“Vesayetle mücadele” konsepti algıda kırılma yaşatan bir yapıya sahip. Bugünden bakıldığında, terkip olarak, birlikteliğin dilde aşikâr edilmesini içeriyor. Süreç odaklı düşünüldüğünde ise söylenebilecek olan şu: Türkiye’de politik müfredatın dil bilgisi tercihleri değişti. -ile’nin edat olarak kullanımındaki bağlam -e karşı’dan -ile birlikte’ye evrildi. Ne orada ne burada, derin ittifak edatın kullanımında yaşandı.
84
Türk siyasetinin son çeyrek yüz yılı duhul ile hulûl arasına gerilmiş bir hamakta salınıyor.
85
Adını koymalı: Dini araçsallaştıran milliyetçi ve devletçi pratikler en basit ve açık haliyle şebeke menfaatinin dışa vurumudur. Bu pratikler, Türkiye’de lugat kalpazanlığı ile kendisini temize çıkarma hünerine sahip. İslam’ın lugatini Müslümanın aleyhine kullanabilme hünerinden söz ediyorum. Bu hüner kelimelerin ardında kuyruklar oluşturuyor. Kelimeler tabutlara sarılıyor, açılan ellere pay ediliyor.
86
Her şeyi konuşuyorlar da “terörü ortaya çıkaran terör”ü konuşmuyorlar. Gaflet değil, bu seçici sükût ile birlikte bir lugat yağması yaşanıyor. Yaşanan sonuç ile ortaya çıkaran sebep arasındaki farkı görünmez kılan bir yağma. Lugatimiz, kaçak kat çıkılan kelimelerle dolu. Kimisinin temelini defineciler boşaltmış. Kimisi harf harf satılmış. Kimisinin üstünde türedi mirasçıların kavgası sürüyor ve çığlıklar yükseliyor. Bu hengâme, günün sonunda, sebepleri tel’in kalpazanlığı ile örtenlerin aklını ve elini açık ediyor. O akla ve ellere bakarak diyorum ki maharet açıkta olanın tel’ini değil (ki tutarsız tel’in kuyrukları biraz da takdir görme ve kariyer kuyruğudur Türkiye’de), müesses terörü, faillerini ve kelime tercihlerini tel’in edebilmek. Benimkisi bir Türkçe dikkati. Gramerime, kelimelerime, ezcümle lugatime kıymet veriyorum.
87
Politik maharet, söylenmesi gerekeni söylenemez kılmasındadır. Söylenebilir olanı kendi lugatini mezata düşürerek söyleyenler, omuzlarına bağlanmış kara sabanlarla, dini araçsallaştıran milliyetçi ve devletçi bir müfredatın arazisini bir o yana bir bu yana sürmekle, bayındır kılmakla iftihar ediyorlar. Bu iftihar, söylenmesi gerekeni söylenemez kılma politikasının rıza üretme kapasitesi çerçevesinde anlaşılabilir.
Önceki bölümü okumak için tıklayın.
![Not Defteri [83-87]](https://www.hazirkita.net/wp-content/uploads/2022/12/valeria-reverdo-v-sx4zys-fA-unsplash-850x516.jpg)

1 Yorum
Pingback: Not Defteri [88-92]