Muhayyel Bir Birlik Hutbesi
Muhterem Müslümanlar! Ne yaman günlerden geçiyor ne dehşetli hadiselere şahitlik ediyoruz. Çirkinin güzel, illetin şifa,…
Muhterem Müslümanlar! Ne yaman günlerden geçiyor ne dehşetli hadiselere şahitlik ediyoruz. Çirkinin güzel, illetin şifa,…
Muhterem Müslümanlar! Kelimelerin içinin boşaltılmasına ilişkin vurgu eskidir. Buna yönelik vurguları gündelik hayatta da sık…
İsmail, Anadolu’nun doğusunda kalan az haneli bir köyde büyümüş; karnı tok, sırtı pek ancak zihni…
Şivekâr bizden biriYola çıktı yolu bilmedenArıyor bir hedef gözüne kestirmedenAradığı ne sevgili ne efendi ne…
Bu yazımızda sizlere yaşam döngüsündeki çocukluk tecrübesinin ve bu tecrübenin doğa ile olan bağının önemine dair bir gözlemin paylaşımını sunmaya gayret göstereceğiz. Bu bağlamda şu hususa dikkat çekmek istiyoruz: burada yazılanlar tamamen doğal bir tecrübede açığa çıkan uygulamaların tasvirinden ibarettir. Dolayısıyla bilimsel bir gerçeklik iddiası taşımadığı gibi genel yargıların da konusu olmaktan uzaktır. Yalnızca tecrübe edilerek faydası görülmüş bir takım uygulamaların tavsiye edilmesi olarak görülmesi maksadımızla mutabıktır.
Siz dünün ve bugünün asgari düzeydeki gerçekliğini görüyor veya görmeye çalışıyor olabilirsiniz. Bu görü ve çaba, bugüne ve yarına ilişkin paranoyaları konuşarak geçimini temin edenlerce bir gevezelik ve dedikodu olarak tasnif ediliyor.
Konuşulanları, biz de konuşabiliriz. Konuşulanları tekrar ve tekrar, konuşulduğu gibi konuşalım. Ya da konuşulanları, eveleyip geveleyip yeniden ve yeniden neden biz de konuşmayalım?
Bu cevaz verme maharetli bir hatibin cehennem tasvirlerini andıran türden bir tanımlama ameliyesine dönüşüyor. Bana, beni anlatan ve dolasıyla sorularıma müdahale eden bir tanımlama ameliyesi.
Zamanın kulak verenler için duyulur sesleri vardır. Duydum, konuşmak için hazırlanan bir cümle kendisine yenik düştü. Kendisine yenik düşen bir cümle daha sahibinin sırtında büyüyen bir kambura dönüştü.
Veda etmenin tek yol olduğunu fark edebilen için vedalaşamayan hem emanetine, hem kendisine, hem de emaneti devredene ihanet etmiş olur.