68

Muhatabımızı duymuyoruz ve anlamıyoruz. İnsanoğlu, kalıtsal bir seçici sağırlıkla malul. İyi niyet ve sabır ise çoğumuz için taşınabilir yükler değil. Böyle olunca, konuşmak, yaylım ateşi misali, bir yargılama ameliyesi.

69

Bir duyguda, bir yerde asgari bir dikkatle sabitkadem ve bir karar üzere duramayan insanın hali ne acıdır. Her attığı adımda bir öncekini boşa çıkaran, kendi karakterinde taşıdığı sorunları şaşmaz bir dikkatle çevresine, altında bulunduğu çatılara ve dahi şartlara bağlayan insandan söz ediyorum, vaz geçen insandan. Doğrusuyla yanlışıyla tüm ilk gençlik ideallerinden adım adım uzaklaşırken tutunduğu her kırıntıyı insanlığın yegâne ideali olarak takdim etme uğraşıyla sürekli ve sürekli içindeki tatmisizliği artıran bir hırsla pedal çeviren insandan: O, her vazgeçişiyle yeni bir kaybı, üstelik zafer kazanmış edasıyla gerekçelendirir. Düşmüştür, çünkü orası düşülesi ve hatta düşülmesi gereken bir yerdir. Ayrılmıştır, çünkü orada yanyana bulunulması imkânsız olan insanlar vardır. Durmamıştır, çünkü zaman orada durmanın imkânsız olduğu bir zamandır. Ne gariptir ki, böylesi, her yeni adımında kendi geçmişini, bugünü ve dahası yarınını boşa çıkarır. Tecessüsle muhatabının, çevresinin veyahut bir vakit yol yürüdüğü insanların hayatını deşelerken kendi itibarından harcar. Ona baktığınızda belirsiz bir yarın görürsünüz, bugün konuştuğu yeri boşa çıkaracak bir yarını. Gününü kurtaracak yeni gerekçeler arayan, arayan ve bulan, gerçekte istedikleri her neyse onlara gittikçe uzaklaşan ve uzaklaştıkça yeni avunularıyla kendi tatminsizliği pekiştiren bir yarını. Daha bugünden kendisini tüketen bir yarını.

70

İnsanların yüzünü ve sesini eskitmesi çok acı. Daha çok göstererek ve duyurarak kazandıran bir mesleğin memuru değilse, insan, yüzünü ve sesini korumalı.

71

Kurban verirken farkına varmadığımız birtakım hiyerarşik ilkeler devreye girer ve onlara toplum olarak sarılırız. Birileri muhakkak kaybeder, fakat birileri her zaman daha çok kaybeder. Birileri can verir, fakat birileri her zaman daha çok can verir. Birileri kazanır, fakat birileri her zaman daha çok kazanır. Hiyerarşik ilkeleri görünür kılarsanız, her zaman daha çok kazananlarca kaybetmeye mahkûm edilirsiniz. Adınız, kimliğiniz, şahitliğiniz ve dahi şehitliğiniz size bırakılmaz. Vatanseverlik, bu sebeple, –aleyhine olsa da– toplumca sarılmakta fayda mülahaza edilen hiyerarşik ilkeleri sorgulamadan iş görenlerin uhdesindedir.

72

Acı ama gerçek: Türkiye’de, biri politik bir müdahaleyle ihdas edilmiş, iki ayrı millet var. Galat-ı meşhur kabilinden “millet” diyorum, yoksa ihdas ve değişik usullerle Türkiye’nin rağmına istihdam edilenlerde millet olmanın gerektirdiği asgari hususiyetlerin esamisi dahi okunmuyor. Kendi topraklarına, bazen analarına babalarına, çoğu zaman dedelerine ve hatta kendi isimlerine hınç büyüten insanların varlığından daha acı çok az şey vardır. İsrail işgal güçlerinin Filistin’deki çaresizliği biraz da “yerleşimcileri” “içeri”den istihdam edememenin acısıdır. Türkiye’nin “aydınlık ve vatansever yüzleri”nin Filistinlilerin edasına gölge düşürecek dayanaksız tezleri sürekli gündemde tutmaları bu bakımdan Türkiye’nin istihdam problemini günyüzüne çıkarmaktadır. Ne Türkiye’nin İsrail’le siyasi ve ticari ilişkilerinin seyri ne söz konusu “iki millet”in zerreden kürreye hemen hiçbir konuda bir araya gelememesinin anatomisi bu istihdam probleminden bağımsız düşünülebilir.

73

Aksa Tufanı bir şeyi görünür kıldı, işgali, içselleştirilen işgal biçimlerini. Bu bakımdan tekrar etmeli: “Görünen o ki Gazze dışında dünyada her yer işgal altında.”[1]

74


[1] Ayçin Kantoğlu’nun konuşmasından, “İnsanlık Vicdanı Yol Ayrımında: Gazze Paneli”, İslâm Düşünce Enstitüsü, 29 Kasım 2023, https://youtu.be/NI9yf19SrZw?si=SVfeAT3YPNoR_jxk&t=3452, (Erişim Tarihi: 13 Aralık 2023).

HAZIRKITA Postası

Şiirden sinemaya, haberden tahlile ━ HAZIRKITA’nın seçkisi iki haftada bir e-posta kutunuzda.

Yazar Hakkında

27 Aralık 1992’de İzmir’de doğdu. Lise eğitimini (Konya) Özel İsmail Kaya Lisesi’nde, üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. 2014’te Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini İbn Haldun Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Heidegger’de varlık, hakikat ve sanat ilişkisi üzerine yazdığı tezle tamamladı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Felsefe Tarihi ve Sistematik Felsefe doktora programında eğitimine devam ediyor. İlk şiir kitabı Kanımız Yerde Kaldı (Ebabil Yayınları) 2018’de, Ölüm Alışkanlığı (Ketebe Yayınları) ise Mart 2022’de yayımlandı. Bir edebiyat ve kültür-sanat platformu olarak 2017’de kurduğu HAZIRKITA’nın genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

1 Yorum

  1. Pingback: Not Defteri [75-78]

Yorum yaz