Not Defteri [1-5]
Her geçen gün “katkı sunma” düşüncesinden uzaklaşıyorum. Herhangi bir şeye, anlamlı bir katkı sunma düşüncesinin kendi başına ifsat edici olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum çünkü.
Her geçen gün “katkı sunma” düşüncesinden uzaklaşıyorum. Herhangi bir şeye, anlamlı bir katkı sunma düşüncesinin kendi başına ifsat edici olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum çünkü.
Turistin adım atacağı muhiti “soylulaştıran”, dilini ve kimliğini turiste cazip kılacak şekilde sirkleştiren, “kültür politikaları”nı bu süreçleri pekiştirecek bir denetimli serbestlik çerçevesinde şekillendiren, turiste zarar gelmeyecek şekilde aşılanan bir turistleş(tir)me iradesinden söz ediyorum.
Türkiye’de bugün beyazın siyaha üstünlüğünü savunan türden bir “toplumsal sağduyu” galebe çalmış durumda. Sağduyu yani doğruyu görme, hissetme ve buna göre doğru hükümler verme, doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği, aklıselim dediğimiz şey, kirli demokratik teamüllerin ve kamuoyunun vasatını tayin ettiği bir şey bugün.
Varolan sorunları normalleştiren ve sonrasında sürdüren bir yaklaşımın uzağında durmak da bir konuşma biçimidir. Yaygın konuşma biçimlerinin hiçbir şeyi değiştirmeyen, bilakis sorunları daha da pekiştiren ve içinden çıkılamaz hale getiren yapısına kıyasla çok daha etkili bir konuşma biçimidir.
Çürüme ile yapının ilişkisini gözardı edecek şekilde yapı ve görünür aktör ilişkileri tesis ediliyor. Kıymet atfedilen siyaset anlayışı, Müslümanların bilfiil varlığına, değer dünyasına kasteden bir sistemin çoktandır yok olmaya yüz tutmuş taraflarını onarmayan bir anlayış olmalı değil mi?
Yozlaşma eleştirileri bütün ideolojilerin, grupların, cemaatlerin ortak paydası oldu. Her biri kendi değer yargıları eşliğinde…
İnsanın her yönüyle gözetildiği dünyada, onun varoluşsal özellikleri mekanik bir kalıba konmakta ve bilişim kapitalizmi “her şeyin bir değeri vardır” mottosuyla yeni nesil insanını yaratmaktadır.
10 Aralık 2021’de, bir konuyu kendi bağlamında tartışmanın önündeki engellere ve böyle bir girişimin nelere…
Antik Yunanlılardan beri Doğu ve Batı ayrımı süregelen bir gelenektir. Yunanlılar tarih boyunca Perslerle mücadele etmiş ve kendi üstünlüklerini meşrulaştırmak için kendilerine bazı üstünlükler yakıştırmışlardır. Bu yakıştırmalarla kendi kimliğini tanımlamaya çalışan Yunanlılar aynı zamanda Batı uygarlığının kimliğini oluşturmuştur.
Bu sözlerim Başıöneeğilmeyenvatenseverler Birliğini, Sırttedavisiiçingecegündüzçalışançağdaşhekimler Derneğini, Yerdeğilyurtdayanışma Cemiyetini, Heroyunagelmeyençetinçevizler Sendikasını ve bilumum kravatlı veyahut röfleli fıstık ezmesini rahatsız edecek olsa da ben bu ülkede hala az tuzlu dil peynirini tulum peynirine tercih edenleri bütün güçlükleri göğüsleyerek ve ilk günkü kararlılığımla anlayışla karşılamamaya da devam edeceğim.