Yazar Mahmut Çeliker

1992’de Tatvan’da doğdu. Lise eğitimini Erciş Anadolu Öğretmen Lisesi’nde, lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde tamamladı. Bu yıllarda editörlüğünü yaptığı edebiyat dergisinde şiir ve öyküleri yayınlandı. 2015’te Özel Eğitim Bölümü’nden mezun oldu. Şubat 2020’de Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Din Sosyolojisi alanında yüksek lisansını tamamladı. 2015’ten beri MEB’de Özel Eğitim Öğretmeni olarak çalışmaktadır.

Tahlil Defteri

Klasik ve Modern Bilme Biçimleri Arasındaki Temel Farklar

Bir şeyi bilmek ne demektir? Bir meseleyi kendi bütünlüğü içersinde aklın süzgeçlerinden geçirmek nasıl mümkündür? Bir şeyi bilinebilir kılmanın yolu ve yordamı nedir? Disiplinler arası farklılıklar hangi tür bilgi üretme prosedürlerine sahiptir? Bu gibi sorulara cevap verebilmek için her şeyden önce tarih boyunca var olagelmiş bilme biçimlerini, düşüncelerin yöntemsel serüvenlerini etüt etmek lazım.

Tahlil Defteri

Enformasyon Çağı ve Dijitalleşme

İnsanın her yönüyle gözetildiği dünyada, onun varoluşsal özellikleri mekanik bir kalıba konmakta ve bilişim kapitalizmi “her şeyin bir değeri vardır” mottosuyla yeni nesil insanını yaratmaktadır.

Tahlil Defteri

Aydınlanma Düşüncesi ve Avrupamerkezci Moderniteye Giriş

Antik Yunanlılardan beri Doğu ve Batı ayrımı süregelen bir gelenektir. Yunanlılar tarih boyunca Perslerle mücadele etmiş ve kendi üstünlüklerini meşrulaştırmak için kendilerine bazı üstünlükler yakıştırmışlardır. Bu yakıştırmalarla kendi kimliğini tanımlamaya çalışan Yunanlılar aynı zamanda Batı uygarlığının kimliğini oluşturmuştur.

Tahlil Defteri

John Locke’un Beden, Emek ve Mülkiyet Kuramına Giriş

Locke’un Afrikalıların köleleştirmeyi meşru kılan bu düşünceleri esasında basit bir çelişki barındırmaz. Düşüncesini ihtiyaçlar ve verimlilik teorisiyle geliştirir. Ona göre topraktaki özel mülkiyet, bireyin ihtiyaçlarını daha iyi şartlarda sağlamalıdır. Bu yüzden toprağın verimli olması, işlenmesi ve sürekliliğinin sağlanması önemlidir.

Tahlil Defteri

Toplumsal Roller: Maske ve Ardındaki

Kişinin tahayyülündeki dünya, onun bir ‘kendi’ olması için temsil ettiği rollerin dışına çıkmasını gerektirmektedir. Aksi halde bir süre sonra kişinin içselleştirdiği roller onun hayatı anlamlandırma şeklinin ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelir.

1 3 4 5 6